110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamasın

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamasın

35
0
PAYLAŞ

Koronavirüs ile mücadelede vazgeçilmez; maske, mesafe ve hijyen ile aşılama. Biri olmadan, hepsi eksiktir.

Ülkemizde her gün yoğun bakım ünitelerinde onlarca kişinin ölümüne neden olan virüsün aslında göründüğünden daha tehlikeli ama aynı zamanda kolay yenebilir olduğunu her gün görüyoruz.

Yoğun bakımda kaybedilen canların yanı sıra hayata tutunup savaşı kazananların hikayeleri de örnek teşkil ediyor.

4 AY SONRA KAZANDIĞI BİR HAYAT SAVAŞI

Ankara’da yaşayan ve ilk aşı dozunu aldığı gün koronavirüs olduğunu öğrenen 53 yaşındaki Ahmet Özbıyık, hastalığının ikinci gününde Ankara’dan Üniversite Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi’ne başvurdu.

İlk ameliyatın ardından oksijen seviyesinin düşmesi nedeniyle yoğun bakıma alınan Özbıyık, yaklaşık 4 ay süren ölüm kalım mücadelesinin ardından sağlığına kavuştu.

Yaşadıklarını anlatırken duygulandı

Gözyaşları içinde yaşadığı zorlu süreci anlatan Özbıyık, eşinin koronavirüs testi pozitif çıkınca temas karantinasına girdiğini, ertesi gün kendi testinin pozitif çıktığını öğrendiğini söyledi.

Özbıyık, ilk gün ciğerlerinde hafif bir hasar olduğunu, ikinci gün tüm ciğerlerine yayıldığını ve oksijen seviyesi düşerken yoğun bakıma kaldırıldığını ifade etti.

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı-Video

“Dayanamam dediğimi hatırlıyorum”

Yoğun bakımda çok zor zamanlar geçirdiğini vurgulayan Özbıyık, şöyle devam etti:

“Oksijen tedavisine cevap vermedim. Söylenenleri duyabiliyordum ama cevap veremedim. Sonunda ‘Dayanamıyorum, dayanamıyorum’ dediğimi hatırlıyorum. “Sonra entübe oldular. Yaklaşık 40 gün entübe kaldım. Çok şükür hocam sayesinde fizik tedavi ve kendi çabalarımla belli bir noktaya geldim. Umarım düzelir.”

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı #1

“YÜZÜKOYUN, KİMSE OKSİJEN MASKE İLE UYUMASINI TAVSİYE ETMİYORUM”

Özbıyık, yoğun bakımda gece ve gündüzün karışık olduğunu bu yüzden kaç gün kaldığını hatırlayamadığını söyledi.

“Yüzüstü, kimseye ağzında oksijen maskesiyle uyumasını tavsiye etmiyorum. Onun için aşı olmak istemeyenler lütfen aşı olsun. En azından yoğun bakımda bu süreci yaşamamış olacaklar. Herhangi biri. Bunu deneyimlemeliyim, yaptım, kimse deneyimlememeli. Çok zor bir süreçti. Akıl, yok olacağı bir noktaya gelir. Bunu yaşamak zorundayım, söylemesi zor. “

Doktorların çok yoğun ve zorlu bir ortamda maskelerle çalıştıklarını söyleyen Özbıyık, tüm sağlık çalışanlarına destekleri ve emekleri için teşekkür etti.

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı #2

100. GÜNDE SOLUNUM CİHAZINDAN YENİLENMİŞTİR

Ankara Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Yoğun Bakım Anabilim Dalı ve Türkiye Yoğun Bakım Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. N. Defne Altıntaş hastanın genel durumu hakkında bilgi verdi.

Altıntaş, Özbıyık’ın Kovid-19’un akciğerlerde ciddi hasara yol açması nedeniyle trakeostomi ile tedavi edildiğini ve birinci ayın sonunda hala entübe ventilatöre ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Bu düzeyde etkilenen hastaların tedaviye yanıt vermekte zorlandıklarını belirten Altıntaş, Özbıyık’ın tedaviye yanıtının oldukça memnuniyet verici olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“100. günde ventilatörden ayrılmayı başardık. Hastamız kendi nefesini tutmaya başladı. Hemen ardından trakeostomisini kapattık, çabucak iyileştikçe eskisi gibi üst solunum yollarından nefes almaya ve ağzından ve burnundan yemek yemeye başladı ve 110. günde koğuşa alabildik. O zamanlar aşı yeni başlamıştı, aşı henüz yaygın değildi ama artık aşı seçeneğimiz var. Hemen hemen herkes, her risk grubu aşılanmıştır. Aşılar, hastalığın bulaşmasını tamamen engellemese de bu kadar ciddi bir tablonun gelişmesini engelliyor. Artık bunu dünyada biliyoruz. Literatür gösteriyor ki “Bunu kendi vakalarımızda da görüyoruz. Aşıları tamamlanmış kişiler artık yoğun bakımda yatmıyor. Bu nedenle herkesin aşı olmasını öneriyorum.

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı

Koronavirüs ile mücadelede vazgeçilmez; maske, mesafe ve hijyen ile aşılama. Biri olmadan hepsi eksiktir.

Ülkemizde her gün yoğun bakım ünitelerinde onlarca kişinin ölümüne neden olan virüsün aslında göründüğünden daha tehlikeli ama aynı zamanda kolay yenebilir olduğunu her gün görüyoruz.

Yoğun bakımda kaybedilen canların yanı sıra hayata tutunup savaşı kazananların hikayeleri de örnek teşkil ediyor.

4 AY SONRA KAZANDIĞI BİR HAYAT SAVAŞI

Ankara’da yaşayan ve ilk aşı dozunu aldığı gün koronavirüs olduğunu öğrenen 53 yaşındaki Ahmet Özbıyık, hastalığının ikinci gününde Ankara’dan Üniversite Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi’ne başvurdu.

İlk ameliyatın ardından oksijen seviyesinin düşmesi nedeniyle yoğun bakıma alınan Özbıyık, yaklaşık 4 ay süren ölüm kalım mücadelesinin ardından sağlığına kavuştu.

Yaşadıklarını anlatırken duygulandı

Gözyaşları içinde yaşadığı zorlu süreci anlatan Özbıyık, eşinin koronavirüs testi pozitif çıkınca temas karantinasına girdiğini, ertesi gün kendi testinin pozitif çıktığını öğrendiğini söyledi.

Özbıyık, ilk gün ciğerlerinde hafif hasar olduğunu, ikinci gün tüm ciğerlerine yayıldığını, oksijen seviyesi düşerken yoğun bakıma kaldırıldığını ifade etti.

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: kimse yaşamamalı-Video

“Dayanamam dediğimi hatırlıyorum”

Yoğun bakımda çok zor zamanlar geçirdiğini vurgulayan Özbıyık, şöyle devam etti:

“Oksijen tedavisine cevap vermedim. Söylenenleri duyabiliyordum ama cevap veremedim. Sonunda ‘Dayanamıyorum, dayanamıyorum’ dediğimi hatırlıyorum. “Sonra entübe oldular. Yaklaşık 40 gün entübe kaldım. Çok şükür hocam sayesinde fizik tedavi ve kendi çabalarımla belli bir noktaya geldim. Umarım düzelir.”

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı #1

“YÜZÜKOYUN, KİMSE OKSİJEN MASKE İLE UYUMASINI TAVSİYE ETMİYORUM”

Özbıyık, yoğun bakımda gece ve gündüzün karışık olduğunu bu yüzden kaç gün kaldığını hatırlayamadığını söyledi.

“Yüzüstü, kimseye ağzında oksijen maskesiyle uyumasını tavsiye etmiyorum. Onun için aşı olmak istemeyenler lütfen aşı olsun. En azından yoğun bakımda bu süreci yaşamamış olacaklar. Herhangi biri. Bunu deneyimlemeliyim, yaptım, kimse deneyimlememeli. Çok zor bir süreçti. Akıl, yok olacağı bir noktaya gelir. Bunu yaşamak zorundayım, söylemesi zor. “

Doktorların çok yoğun ve zorlu bir ortamda maskelerle çalıştıklarını söyleyen Özbıyık, tüm sağlık çalışanlarına destekleri ve emekleri için teşekkür etti.

110 gün yoğun bakımda kalan koronavirüs hastası: Kimse yaşamamalı #2

100. GÜNDE SOLUNUM CİHAZINDAN YENİLENMİŞTİR

Ankara Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Yoğun Bakım Anabilim Dalı ve Türkiye Yoğun Bakım Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. N. Defne Altıntaş hastanın genel durumu hakkında bilgi verdi.

Altıntaş, Kovid-19’un akciğerlerde ciddi hasara yol açması nedeniyle zbıyık’ın trakeotomi ile tedavi edildiğini ve birinci ayın sonunda hala entübe ventilatöre ihtiyacı olduğunu söyledi.

Bu düzeyde etkilenen hastaların tedaviye yanıt vermekte zorlandıklarını belirten Altıntaş, Özbıyık’ın tedaviye yanıtının oldukça memnuniyet verici olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“100. günde ventilatörün bağlantısını kesmeyi başardık. Hastamız kendi nefesini tutmaya başladı. Hemen ardından trakeostomisini kapattık, çabucak toparlanınca eskisi gibi üst solunum yolundan ağzından ve burnundan nefes almaya ve yemek yemeye başladı, 110. günde koğuşa alabildik. O zamanlar aşı yeni başlamıştı, aşı henüz yaygın değildi ama artık aşı seçeneğimiz var. Hemen hemen herkes, her risk grubu aşılanmıştır. Aşılar, hastalığın bulaşmasını tamamen engellemese de bu kadar ciddi bir tablonun gelişmesini engelliyor. Artık dünyada biliyoruz. Literatür gösteriyor ki “Biz de kendi vakalarımızda görüyoruz. Aşıları tamamlanmış kişiler artık yoğun bakımda yatmıyor. Bu nedenle herkesin aşı olmasını öneriyorum.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK